.:: İstanbul Kadı Sicilleri ::.


Anadolu Sadareti Mahkemesi 1 Numaralı Sicil (H. 1247-1250/ M. 1831-1834)
cilt: 93, sayfa: 81
Hüküm no: 50
Orijinal metin no: [12b-2]
Bu defter İBB Kültür A.Ş. ve Medipol Üniversitesi Hukuk Fakültesi ortaklığı ile hazırlanmıştır.


Amasya’daki Hacı Mahmud Ağa Zaviyesi’nin tevliyet ve zâviyedarlığının Seyyid Lütfullah’a tevcihi

Ma‘rûz,

Medîne-i Amasya’da vâki‘ Hacı Mahmud Ağa Zâviyesi’nin tamam-ı tevliyet ve zâviyedârlığı ber-mûceb-i Defter-i hâkānî evvelâ kendi nefsine ve ba‘dehû batnen ba‘de batnin ebnâ ve ebnâ-i ebnâsına ve ba‘de inkırâzi’l-ebnâ aslah-ı utekāsına ve ba‘dehû batnen ba‘de batnin utekāsının ebnâ ve ebnâ-i ebnâsına ve ba‘de inkırâzi’l-küll ulemâya meşrûtiyeti mukayyed ise de ebnâ ve benât dahi mutasarrıf ve te‘âmül-i kadîm bu vechile cârî olarak nısfı evlâd-ı vâkıfdan Şerife Ümmü Gülsüm Hatun’un ve nısf-ı âharı dahi yine evlâd-ı vâkıfdan es-Seyyid Lütfullah b. Osman’ın üzerlerinde iken mezbûre Şerife ümmü Gülsüm Hatun tarafından zevcesi Abdullah b. Hasan nâm kimesneyi tevkîl ile gerek Amasya Mahkemesi’nde huzûr-ı şer‘de müfti ve ulemâ-i belde hazır oldukları hâlde ve gerek Cum‘a gün Arzodası’nda huzûr-ı hazret-i Sadâret-penâhî’de ma‘kūd meclis-i şer‘-i şerîfde eğerçi merkūm es-Seyyid Lütfullah dahi evlâd, tevliyet-i mezkûre batn-ı evvelde bulunan evlâd-ı vâkıfa meşrûta olup mezbûr es-Seyyid Lütfullah batn-ı sânîde olduğunu da‘vâ ve ba‘de’l-inkâr müvekkile-i merkūme Şerife Ümmü Gülsüm’ün batn-ı evvelde olan evlâd-ı evlâd-ı vâkıfdan ve merkūm es-Seyyid Lütfullah’ın batn-ı sânîde olan evlâd-ı evlâd-ı vâkıfdan oldukları bi’d-defa‘ât bi’l-muvâcehe şuhûd-ı udûlle ber-nehc-i şer‘î sâbit ve mûcebiyle hükm-i şer‘î lâhık olmağla tevliyet ve zâviyedârlık-ı mezkûr batn-ı sânîde evlâd-ı evlâd-ı vâkıfdan merkūm es-Seyyid Lütfullah’ın ref‘inden batn-ı evvelde evlâd-ı evlâd-ı vâkıfdan merkūm Şerife Ümmü Gülsüm Hatun’a tevcîh olundukdan sonra mezbûr Şerife Ümmü Gülsüm Hatun bu def‘a fevt oldukda mukaddemâ batn-ı sânîde bulunan merkūm es-Seyyid Lütfullah batn-ı evvele gelip müteveffât-ı mezbûrenin sadriye kızı Şerife Âişe ile dereceleri müsâvî ve tevliyet ve zâviyedârlık-ı mezkûr kadîmden berü vâkıf-ı mûmâ-ileyhânın batn-ı evvelde bulunan evlâd-ı ebnâ ve benâtı mutasarrıf olagelip amel-i kadîm bu vechile cârî ve bu makūle tescîlini isbât mümkün olamayan evkāf-ı kadîmede şer‘an amel-i kadîm mu‘teber olmağla tevliyet ve zâviyedârlık-ı mezkûre müteveffât-ı mezbûrenin mahlûlünden merkūm es-Seyyid Lütfullah ile mezbûre Şerife Âişe’ye nısfiyet üzere tevcîh olunmak muktezâ-yı amel-i kadîm iken mukaddemâ bi’d-defa‘ât müvekkile-i mezbûre tarafından vekâleten da‘vâ edip ecânibden idiği zâhir-i hâlden nümâyân olan müteveffât-ı mezbûrenin zevci merkūm Abdullah gerek mahâllinde ve gerek Arzodası’nda evlâdiyeti kendi muvâcehesinde şer‘an sâbit olup fakat batn-ı sânîde bulunduğuna binâen cihet üzerinden ref‘ olunan merkūm es-Seyyid Lütfullah’ı ve müteveffât-ı mezbûrdan kendi sadrı kızını ketm ve ihfâ ve evlâd külliyen münkariz oldu deyü hilâf-ı vâki‘ inhâ ile kendi gûyâ evlâd-ı utekādan olmak üzere gıyâblarından kendi arzuhâli ve tarafdârları olan bir kaç kimesnenin ihbârlarıyla kendi üzerine tevcîh ve berat ettirmiş ise de merkūm es-Seyyid Lütfullah’ın evlâdını mukaddemâ bi’d-defa‘ât şer‘an sâbit olduğundan mâ‘adâ merkūm es-Seyyid Lütfullah evlâd-ı vâkıfdan ve mezbûr Âişe ile batn-ı evvelde olup derecede müsâvî olduklarını ve merkūm Abdullah ecânibden olduğu ve sâir cemm-i gafîr Müslimîn Amasya Mahkemesi’nde meclis-i şer‘de alâ-tarîkı’ş-şehâde ihbâr eylediklerinden bahisle tevliyet ve zâviyedârlık-ı mezkûrun nısfı hilâf-ı vâki‘ inhâ ile berat ettiren ecnebi merkūm Abdullah’ın ref‘inden ve müteveffât-ı mezbûre Ümmü Gülsüm’ün mahlûlünden şart-ı vâkıf ve te‘âmül-i kadîm üzere batn-ı evvelde ekber ve erşed evlâd-ı vâkıfdan mezbûr es-Seyyid Lütfullah’a tevcîh olunmasını kādı-yı mûmâ-ileyh arz ve vâlî-i müşârün-ileyh hazretleri inhâ ederler, vâkı‘a mazmûn-ı arz [ve] derkenârlar musaddak ve medîne-i mezbûre ahâlîsinden bu def‘a Der-aliyye’ye gelen bî-garaz erbâb-ı vukūfdan Davud nâm kimesnelerin haberleriyle dahi mütehakkık olmağın bu sûretde vâlî-i müşârün-ileyh hazretlerinin inhâları ve kādı-yı mûmâ-ileyhin arzı mûceblerince tevliyet ve zâviyedârlık-ı mezkûrun nısfı şart-ı vâkıf ve te‘âmül-i kadîm üzere ecnebi-i mezbûr Abdullah’ın ref‘inden ve müteveffiye-i mezbûre mahlûlünden merkūm Lütfullah’a tevcîh olunmak iktizâ eylediği huzûr-ı âlîlerine i‘lâm.