.:: İstanbul Kadı Sicilleri ::.


Bab Mahkemesi 397 Numaralı Sicil (H. 1255-1256 / M. 1839-1840)
cilt: 95, sayfa: 231
Hüküm no: 313
Orijinal metin no: [41b-2]
Bu defter İBB Kültür A.Ş. ve Medipol Üniversitesi Hukuk Fakültesi ortaklığı ile hazırlanmıştır.


Ayşe Hatun ile kardeşi Edhem Efendi’nin birbirlerinde olan eşyalarının iadesi taleplerinden vazgeçip zimmet ibrası yaptıkları

Eşyâdan ibrâ

Ma‘rûz

Bâ‘isetü’l-i‘lâm mu‘arrefetü’z-zât Âişe Sıddıka bt. Mehmed Raşid nâm hatun İstanbul Bâb Mahkemesi’nde meclis-i şer‘-i münîrde li-ümm er karındaşı Edhem Efendi b. Hacı İbrahim nâm kimesne muvâcehesinde karındaşım mezbûr Edhem Efendi bundan akdem İstanbul’da Çırçır kurbünde Harâccı Muhyiddin mahallesinde vâki‘ münâsafeten mutasarrıflar olduğumuz menzilde mukaffel anbarın kuflünü feth ü küşâd ve derûnunda mevzû‘ mâlım olan altı aded basma yorganımı bi-gayri hakkın hufyeten ahzetmekle mevcûd ise aynılarını müstehlek ise ba‘de’s-sübût kıymet-i şer‘iyyelerini karındaşım mezbûr Edhem Efendi’den tazmîn taleb ederim deyü da‘vâ eylediğimde ol dahi cevâbında külliyen inkârından mâ‘adâ târîh-i i‘lâmdan altı ay mukaddem mâlımdan olarak menzil-i mezkûrdan ahz ve âhar mahalle nakleylediğin yedi aded elmas iğne ve bir cedîd çuka ferâce ve bir çukaya kaplı nîm samur kürk ve iki top haklâkî? ve iki tülbent anteri ma‘a şalvar ve bir karsak nîm kürk gülâbdân ve bir buhurdan biri kebîr ve biri sagīr ve biri çâr-köşe üç âyine ve bir Kıbrıs sofra ve bir işleme sofra peşkiri ve sekiz makrame ve yün memlû dört minder ve iki basma minder şiltesi ve iki döşek ve beş basma yorgan ve iki sepet sandık ve üç nühâs mangal ve yirmi sahan ma‘a kapak ve bir kebîr kahve güğümü ve bir leğen ma‘a ibrik ve bir câmeşûy leğeni ve iki lenger ve iki karavana ve dört sagīr nühâs tancere ve bir nühâs fener ve bir kantar ve dört tepsi ve üç şorba tası ve bir kepçe mevcûd ise a‘yânını müstehleke ise ba‘de’s-sübût kıyemât-ı şer‘iyyelerini damânen taleb ederim deyü inkârıma mukārin benden da‘vâ ve ol vechile beynimizde ba‘de vukū‘i’l-münâza‘a muslihûn tavassutuyla beynimizde tesviye ve tanzîm olunup tarafeynden her birimiz tasaddî eylediğimiz da‘vâ-yı mezkûremizden bi’t-terâzî meccânen fâriğler olup bi’l-cümle husûs-ı mezkûra ve işbu târîhe gelince sâir cemî‘ hukūk-ı şer‘iyyeye müte‘allika âmme-i de‘âvîden her birimiz âharın zimmetini ibrâ-i âmm-ı sahîh-i şer‘î ile kabûlü hâvî ibrâ ve iskāt eyledik deyü ikrâr [ve] tasdîkleri tescîl ve bi’l-iltimâs huzûr-ı [âlîlerine i‘lâm olundu]

Fî 29 Zilka‘de sene [12]55